1 Mayıs’ın kökleri ABD’nin Şikago kentinde işçilerin 8 saat çalışma talebiyle başlattıkları mücadeleye dayanmaktadır. 1 Mayıs, o günden bugüne dünya işçi sınıfının ‘’birlik, mücadele ve dayanışma günü’’ olarak simgeleşmiştir.
Türkiye’de defalarca yasaklanmasına rağmen 1 Mayıs emekçilerin mücadelesi sonucu kazanılmış bir gündür. Devam eden Taksim yasağı ise sınıf düşmanı politikaların bir sonucu olarak karşımızda duruyor.
Açlığa, Yoksulluğa, Geleceksizliğe Karşı 1 Mayıs’ın Önemi
Bugün dünyada ABD ve NATO emperyalist çetelerine karşı işçiler mücadele ediyor. İşçilerin elinden alınanlar patronların serveti daha da artsın diye savaşa harcanıyor. Türkiye’de de tablo aynıdır. İşçi sınıfı her geçen gün daha da yoksullaştırılıyor. Binlerce işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor. Haklarını arayan işçilere barikatlar kuruluyor. Jandarma ve polis copu işçinin sırtına iniyor. Sendikacılar, gazeteciler tutuklanıyor. Toplumun yanında saf tutan kim varsa tutuklamayla tehdit ediliyor. Her bir saldırı işçilerin ekmeğini daha da küçültüyor. Yandaşlar, patronlar, bürokratlar villalarda yaşarken işçiler ay sonunu getiremiyor.
Tablo çok net asgari ücret açlık sınırının altındadır. Açlık sınırı 36 bin TL’yken asgari ücret 28 bin TL’dir. Yoksulluk sınırı ise 106 bin TL’dir. Yüksek kiralar, vergiler, ulaşım, eğitim ve gıda masrafları dahil edilmeden bile maaş işçinin eline gelmeden bitiyor.
Bu maaşla sadece bir ev almak için bir işçinin 26 yıl kesintisiz bir şekilde çalışması gerekiyor. Yani ülke işçiler için cehennem patronlar içinse ucuz işgücü cennetidir.
Cehennemden Çıkış İçin Örgütlenmeliyiz!
Bu cehennemden çıkmak için tek yol var: Örgütlenmek. İşçileri seçim dönemlerinde kandıran düzen partilerine karşı sosyalizm saflarında örgütlenmekten başka çare yok. AKP-MHP iktidarının işçi düşmanı politikalarına karşı ancak kendi haklarımız için mücadele ederek başarabiliriz. Ya insanlık dışı bu işçi cehennemine razı olacağız ya da örgütlü mücadele ısrarlı olacağız. Başka seçenek yok.
İnsanlığın kurtuluşu olan sosyalizm için, 1 Mayıs’ta alanları kızıla boyamak için buluşuyoruz. Sen de katıl, örgütlen!
Yaşasın Proletarya Enternasyonalizmi!
Yaşasın 1 Mayıs!




