AKP iktidarı, CHP belediyelerine dönük siyasi operasyonları her geçen gün arttırarak devam ediyor. İktidar bu operasyonları hiçbir değer gözetmeden yapıyor. Halkın depremin yarasını sarmaya çalışması, halkın açlıkla mücadelesi, halkın yangınlarla boğuşması bu iktidarın umurunda değil. Aksine bu sorunları çözümsüz bırakacak operasyonları milyonların iradesini adım adım çiğneyerek gerçekleştiriyor.
Demokrasinin kırıntılarının dahi her sabah süpürüldüğünü görüyoruz. Mahkemesiyle, polisiyle, hapishanesiyle, medyasıyla bu iktidar emekçilerin sırtında her geçen gün büyüyen bir kambura çoktan dönüştü: AKP kamburu.

Elbette bugüne bir günde gelinmedi. Bizler bu ülkenin sosyalistleri olarak Van’a, Batman’a ve nice Kürt şehrine, siyasetçisine dönük operasyonlar olduğunda sürecin buraya geleceğini söylemiştik. Açıkça söylemek gerekir ki o günlerde çıkarılan cılız sesler iktidarın bu operasyonları için ona güç verdi. Ancak bugün artık cılız bir sesle yürünecek yol yok. Görülüyor ki iktidar gidebildiği yere kadar, gözü kestiği oranda seçimsiz bir süreç için taşlar döşüyor. Üstelik bunu yaparken dalga geçer gibi ‘hukuk’ yollarından bahsediyor. Yani işçiyi, genci, kadını tutuklayan dincilerin, sermayenin sırtını sıvazlayan hukuk yollarından.

Tereddüt edilecek vakit değil. İktidarın kendi kitlesini dahi ikna edemediği bu operasyonların devam etmesinde muhalefetin sessizliğinin de büyük bir payı var. Her geçen gün oy kaybeden, her geçen gün meşruluk kaybeden bu iktidarı sokakta yenebiliriz. Memleketi emekçilere ve ezilenlere zindana çeviren, milyonlarca aç milyonlarca işsiz yaratan AKP kamburunu sırtımızdan atalım.

Trend